Sigorta Bir İhtiyaçtır
Ülkemiz sigorta sektörüne yabancı ilgisinin neden bu kadar yoğun olduğunu tartışıp duruyoruz. Sigortacı Gazetesi’ndeki şu haber oldukça ilham verici.
Haberde tarım arazilerimizin sigortalılık oranının %3 olduğu söyleniyor. Yani bu demektir ki kalan %97, olabileceklerin maddi hasarlarıyla ilgili tamamen korumasız. Elbette insanoğlu olarak önüne geçemediğimiz bazı durumlar var. Fakat bunların oluşturabileceği maddi sorunlar için çözüm üretebiliyoruz.
Haberde söylenenen şu cümle çok dikkatimi çekti. “Sigortacıların önünde kat edilmesi gereken önemli bir mesafe var.”
Sigortacıların önünde nasıl bir mesafe var anlayamadım. Yani bir iş var da bundan kaçınıyorlar mı? Bence sigortacıların önündeki mesafeden çok daha uzunu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın önünde var. Eğer biz tarım ile uğraşan kitlenin %97′sini eğitemediysek, sigortanın bir zorunluluk değil, kendileri için iyi bir şey, bir ihtiyaç olduğunu anlatamadıysak, sigorta sektörüne bu eğitimle ilgili nasıl bir misyon tanımlayabiliriz? Sigorta sektörünün zaten bu şekilde bir vizyonu var. Fakat birincil derecede sorumluluk tamamen eğiten makamlardadır.
Bu şuna benziyor. Buzdolabı diye bir şey var. Sıcakta bozulan ürünleri daha uzun süre saklamaya yarıyor. Bunun ihtiyaç olduğunun bilincine varan kişiler gidip kendilerine bir buzdolabı alıyorlar. Beyaz eşya üreticileri bu konuda bir eğitim yatırımı yapıyorlar mı?
Sigorta da bir ihtiyaçtır. Herkes için, her şey için değil elbette. Ama değişik kişiler için, değişik şekillerde…
Bu yazı etiketlenmemiş.